(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerinin tamamlanmasının ardından maddelerine geçilmesi oybirliğiyle kabul edildi. TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır, birçok farklı alanın neden bir torba kanunun içine doldurulduğunu sorarak, “Bu yaklaşım, yasama kalitesini düşüren, denetimi zayıflatan, şeffaflığı ortadan kaldıran bir yöntemdir. Komisyon sürecinde yaşananlar bu yaklaşımın somut göstergesidir. Etki analizleri sunulmamıştır, önergeler tartışılmadan geçirilmiştir, teknik değerlendirme yapısına imkân tanınmamıştır. Bu tablo şunu açıkça ortaya koymaktadır: Üzülerek söylüyorum, Meclis tartışan değil onaylayan bir yapıya dönüştürülmek istenmektedir” dedi.
TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu’nda fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanıldı.
Ekmen: Her gün yeni bir proje açıklanıyor ve bu projelerden birinin bitip bitmediğine bakmaksızın ertesi yıl yenisi açıklanıyor
Kanun teklifinin tümü üzerine söz alan Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Çevre, Şehircilik Bakanlığı’nın bugüne kadar yaptığı açıklamalarını işaret ederek şöyle değerlendirdi:
“Maşallah, bir proje fabrikası gibi, bir proje kuluçkası gibi çalıştığını görüyoruz. Her gün yeni bir proje açıklanıyor ve bu projelerden birinin bitip bitmediğine bakmaksızın ertesi yıl yenisi açıklanıyor. Bir de bunların hepsi çok büyük lansmanlarla, milyonlarca liralık harcamalarla, bizzat da Sayın Cumhurbaşkanına açıklattırılıyor ve Cumhurbaşkanı kendi sözleriyle eleştirilebilir bir hale düşürülüyor. İlk açıklama Aralık 2019-2020’de yapılmış, 100 Bin Sosyal Konut Projesi. Bu 100 Bin Sosyal Konut Projesi’nin akıbetini soralım dediğimizde elimizde bir bilgi yok ama bu projenin tamamlanmadığını biliyoruz, az sonra bir izahat getireceğim. İkinci sırada Eylül 2022’de açıklanan ‘İlk Evim, İlk İş Yerim’ diye 250 bin sosyal konut projesi var. Hemen devamında, ekim ayında hızını alamamış ‘İlk Evim Arsa’ diye 1 milyon yapılı arsa taahhüdünde bulunulmuş. Bugün bu projenin hâli nedir diye bakıyoruz arkadaşlar, Googlelıyorsunuz, Çevre Bakanlığı’nın bir internet sitesi linkini veriyor, linki tıklıyorsunuz, yok, dükkân kapalı. Yani Bakanlık kendi ‘web’ sitesinden Cumhurbaşkanının alayıvalayla açıkladığı bu projeyi kaldırmış. Peki, vatandaşa bir bilgi vermiş mi? Hayır. Az sonra izah edeceğim, vatandaş her gün milletvekilini mail yağmuruna tutuyor, sahada gezerken ‘Vekilim, ben burada başvurdum, bana kuradan çıktı ama devamı gelmedi’ diye eleştiriyor. Dördüncü başlık ne? Nisan 2023, depremden iki ay sonra, hani, bazen depremin projelere etkisi oldu mu, olmadı mı diye konuşuyoruz ya, ‘Kentsel Dönüşümün Yarısı Bizden’ bu da fiilen başlamadı.”
Aydın: Kanun teklifi ‘arada kaynasın’ mantığıyla hazırlanamaz
İYİ Parti adına Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın da görüşülen kanun teklifinin çok farklı alanlara dokunan geniş kapsamlı bir teklif olduğunu hatırlatarak “Biz bu teklife toptan ve önyargıyla yaklaşmıyoruz, doğruya doğru, yanlışa da yanlış diyoruz ancak siz artık bir gelenek haline getirmekte mahir oldunuz. Olması gereken maddelerin arasına olmaması gereken maddeleri de sıkıştırarak destek verilebilecek düzenlemelerin yanına hak ihtilali doğurabilecek hükümler de koyuyorsunuz, sonra da hepsini bir arada geçirip eleştirilerimizi etkisizleştirmeye çalışıyorsunuz. Biz buna razı değiliz çünkü yasama faaliyeti fırsatçılıkla değil ciddiyetle yapılır; kanun teklifi ‘Arada kaynasın’ mantığıyla hazırlanamaz. Hele ki işin içinde mülkiyet hakkı varsa, yerel yönetimler varsa, vatandaşın tapusu varsa, yapı güvenliği varsa çok daha dikkatli olunmalıdır” diye eleştirdi.
Söz konusu teklifin içinde destekledikleri düzenlemelerin de olduğuna değinen Aydın, “Mesela, bu teklifte Kat Mülkiyeti Kanunu’nda değişiklikler vardır. Bu maddeleri destekliyoruz ancak eksikleri ve yanlışları konusunda şerh düşüyoruz. Verilen hükümler, uygulamada tereddüde mahal bırakmayacak şekilde kaleme alınmalıdır. Kanun metni yoruma açık bırakılmamalı, uygulamaya yön verecek hususlar açık, net ve anlaşılır biçimde düzenlenmelidir. Site ve apartman yönetimlerinde işletme projeleri için bir önceki yıla göre artış oranı arttıkça açıkça kabul ediliyorsa mesele yoktur. Ancak yeniden değerleme oranına göre artış sadece metrekare bazlı giderlere mi uygulanacaktır, bunu doğrusu merak ediyoruz. Personel giderleri ile hizmet alımı maliyetlerinde ayrıca asgari ücret artışı mı esas alınacaktır? Kanun bunu açıkça söylemezse ‘şeffaflık getirelim’ derken, yeni ihtilaflar üretmiş olursunuz. Nitekim, burada açıkça söylenmemekte ve yeni ihtilaflara kapı aralamaktadır. Kanun uygulamada yeni karmaşalar üretmemelidir” dedi.
Aydın, İYİ Parti Grubu olarak kanun teklifindeki en ciddi itirazlarından birinin 6’ncı madde olduğuna dikkat çekerek “Kooperatiflerde son konut tamamlanana kadar tapu devrinin yapılamaması öngörülmektedir. İlk bakışta koruyucu gibi görünebilir fakat bu hüküm ölçüsüzdür çünkü ucu açıktır, çünkü süresi belirsizdir, çünkü herkes için aynı yasak öngörülmektedir. Mağduriyeti önlemek istiyorsanız ölçülü bir model kurarsınız, belirli bir inşaat seviyesi koyarsınız, belirli şartlar getirirsiniz ama siz ne yapıyorsunuz? Mülkiyet hakkını toptan askıya alıyorsunuz. Oysa mülkiyet hakkı hukuk devletinin temel direklerinden biridir. Siz bir hakkı koruma gerekçesiyle tamamen kilitlerseniz artık dengeyi kaybetmiş olursunuz” ifadelerini kullandı.
Çorabatır: Meclis tartışan değil onaylayan bir yapıya dönüştürülmek istenmektedir
CHP Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır da bu teklifin tapudan kadastroya, imardan çevreye, yapı denetiminden kamu ihale sözleşmelerine, kat mülkiyetinden kooperatiflere, Hazine taşınmazlarından KDV düzenlemelerine kadar 14 tane ayrı kanunda, bir kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngördüğünü belirtti.
“Sormak zorundayız, bu kadar farklı alan neden bir torba kanunun içine doldurulmuştur? Meclis’in ihtisaslaşmış komisyonları neden devre dışı bırakılmıştır? Kamu İhale Kanunu ile Kadastro Kanunu’nu hangi mantıkla, nasıl ele alabilirsiniz?” diye soran Çorabatır, şöyle konuştu:
“Bu yaklaşım, yasama kalitesini düşüren, denetimi zayıflatan, şeffaflığı ortadan kaldıran bir yöntemdir. Komisyon sürecinde yaşananlar bu yaklaşımın somut göstergesidir. Etki analizleri sunulmamıştır, önergeler tartışılmadan geçirilmiştir, teknik değerlendirme yapısına imkân tanınmamıştır. Bu tablo şunu açıkça ortaya koymaktadır: Üzülerek söylüyorum, Meclis tartışan değil onaylayan bir yapıya dönüştürülmek istenmektedir. İçerik yoğunluğu bu denli fazla olan bir teklifin Komisyon üyelerine intikal tarihi Komisyon görüşmelerine başladığı tarih arasında kısıtlı sürede etkili ve verimli değerlendirme yapma imkanımız olmamıştır. Bu tavrı, Komisyon üyelerinin ciddiye alınmaması olarak değerlendiriyoruz. Teklifte yer alan maddelerin gerekçeleri açıklayıcı olmaktan çok uzak olduğu gibi, katılım sağlayan bürokratların da açıklamaları tatmin edici değil. Komisyonda yer alan, kanuna imza atan vekillerimizin ise teklifin içeriğine ne kadar vakıf olup olmadıkları tartışılır. Bizler bu kanun teklifinin bu şekilde yapılmasını yüce Meclisimize ve vatandaşlarımıza karşı yapılmış bir haksızlık olarak nitelendiriyoruz.”
Siyasi parti gruplarının teklifin tümü üzerindeki görüşmelerinin tamamlanmasının ardından maddeleri geçilmesi oybirliğiyle kabul edildi. TBMM Başkanvekili Bozdağ, kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 29 Nisan Çarşamba günü saat 14.00’te toplanmak üzere birleşimi kapattı.



