(TBMM) – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Hiçbir hedefi tutturamayan iktidar, iş vatandaşa ceza kesmeye gelince 12 aylık hedefin iki katını bir ayda tutturuyor. Enflasyonda, kurda, faizde hedefi tutturamıyorlar, kısa-orta-uzun vadeli planlarda hedefi tutturamıyorlar. Hiçbir hedefi, hiçbir planı tutturamayan iktidar, iş vatandaşa ceza kesmeye gelince 12 aylık hedefin 2 katından fazlasını bir ayda tutturdu. AK Parti tam olarak bu işte. AK Parti iktidarında devletin sert yüzü millete, müşfik yüzü yabancıya gösteriliyor” dedi.
Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arıkan, konuşmasının başında, Balıkesir’de F-16 uçağının düşmesi sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet diledi.
Ramazan dolayısıyla kurdukları “Adalet Sofraları”na değinen Arıkan, “Biz bu sofralarda sadece iftar yapmıyoruz, yıllardır özlemi çekilen toplumsal barışı, gerçek kardeşliği ve birlikte yaşama iradesini mayalamaya çalışıyoruz. Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey adalettir ve biz o adalet sancağını en yükseğe taşımaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.
Ramazan’ın ilk haftasının geride bırakıldığına işaret eden Arıkan, farklı kesimlerle bir araya geldiklerini söyledi. Arıkan, “Bu sene sofralarımıza ‘Adalet Sofraları’ adını verdik. Çünkü bu sofralarda kimlikler yok, insanlar var. Rengi, dili, inancı ne olursa olsun herkes için açık bir kardeşlik iklimi var. Biz bu sofralarda yalnızca oruç açmıyoruz, yıllardır özlenen toplumsal barışı yeniden inşa etmeye çalışıyoruz. Hak ve adalet temelinde bir arada yaşama zeminini birlikte arayalım istiyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“Bugün konuşulan 5 bin TL bir gram altına bile denk gelmiyor. Bu rakam ikramiye değildir”
Emeklilerle yaptıkları buluşmaya değinen Arıkan, “Dün iftarda bir kez daha gördük ki emeklimiz kırgın. Mesele yalnızca geçim sıkıntısı değil, mesele değer görmeme duygusudur. İnsan zor şartlara dayanır ama değersizlik hissine dayanamaz. Bir kez daha ifade ediyorum: Bu mesele zam meselesi değil, adalet meselesidir. Yıllarca çalışana ‘bekle’ demek kolaydır ama sabrın da bir ömrü vardır” diye konuştu.
Arıkan, emeklilerin bayram ikramiyesi konusunda ise “2018 yılında verilen bir ikramiye ile beş gram altın alınabiliyordu. Bugün konuşulan 5 bin TL bir gram altına bile denk gelmiyor. Bu rakam ikramiye değildir. Emekli bayram ikramiyesi her bayram için en az bir maaş olmalıdır. Bu insanlar yıllarca bu ülkenin yükünü taşıdı. Devletin şimdi yapması gereken onların yükünü hafifletmektir. Bu bir lütuf değil, haktır. Engelli maaşı alanlara, dul ve yetim maaşı alanlara, şehit ve gazi maaşı alanlara da bir maaş ikramiye verilmelidir. İktidar bugün emekliye, engelliye, dula, yetime, gaziye bırakın zammı, umut dahi veremiyor” ifadelerini kullandı.
“Devletin sert yüzü millete, müşfik yüzü yabancıya gösteriliyor”
Bütçe ve ceza gelirlerine ilişkin konuşan Arıkan, şunları kaydetti:
“2026 bütçesinde öngörülen ceza miktarı 348 milyar 398 milyon liraydı. Ancak Ocak ayında kesilen ceza 801 milyar 833 milyon lira oldu. Aynı ayda 608 milyar lira borçlanıldı. Hiçbir hedefi tutturamayan iktidar, iş vatandaşa ceza kesmeye gelince 12 aylık hedefin iki katını bir ayda tutturuyor. Enflasyonda, kurda, faizde hedefi tutturamıyorlar. Kısa-Orta-uzun vadeli planlarda hedefi tutturamıyorlar, Hiçbir hedefi, hiçbir planı tutturamayan iktidar, iş vatandaşa ceza kesmeye gelince 12 aylık hedefin 2 katından fazlasını bir ayda tutturdu. AK Parti tam olarak bu işte. Tüm emeklilere bir maaş ikramiyenin maliyeti 390 milyar lira. Sadece bir ayda kesilen ceza bunun iki katından fazla. Sadece bir ayda alınan borç neredeyse iki katı. O halde sormak zorundayız: Bu milletin parası nereye gidiyor? AK Parti iktidarında devletin sert yüzü millete, müşfik yüzü yabancıya gösteriliyor. Milletten zorla alınan da, dışarıdan alınan borç da sonunda faiz lobilerine gidiyor. Bizim karşı çıktığımız işte bu adaletsiz anlayıştır.”
“Kırmızı et artık kuyumcuda satılsa yeridir”
Gıda fiyatlarına dikkati çeken Arıkan, “Yunanistan’da 15 dolar, Bulgaristan’da 13 dolar olan et Türkiye’de 22 dolara ulaşmış durumda. Kırmızı et artık markette değil, kuyumcuda satılsa yeridir” dedi.
Et ve Süt Kurumu önündeki kuyruklara değinen Arıkan, “Sahuru yapar yapmaz iftara biraz ucuz et alabilmek için sabahın 6’sında sıraya giren emekliyi göreceksiniz. Çocuğuna bir parça et yedirebilmek için sıra bekleyen anneleri göreceksiniz. Ramazan bize sadece aç kalmayı değil, aç bırakmamayı öğretir. Dayanışmayı, paylaşmayı ve başkasının derdiyle hemhal olmayı öğretir. Sayın Cumhurbaşkanı, bu hafta ilginç bir veri paylaştı. Sayın Cumhurbaşkanı ‘sığır etinde; dünyada ilk 10’da, Avrupa’da ise 1. sıradayız’ dedi. ‘Tavuk etinde; dünyada ilk 10’da, Avrupa’da 2. sıradayız’ dedi. ‘Yumurtada dünyada ilk 10’da, Avrupa’da zirvedeyiz’ dedi. Biz bu rakamlarla elbette gurur duyarız. Burada sorunumuz yok. Ancak merak ettiğimiz şu, sığır etinde lidersek, nasıl oluyor da savaş halindeki Ukrayna’da et 7 dolarken, ambargo altındaki İran’da et 9 dolarken, Türkiye’de et 22 dolar oluyor. Hani diyorlardıya ‘Yaparsa AK Parti yapar’ diye, hakikaten doğru söylüyorlar” diye konuştu.
TÜİK’e göre sabahın 6’sında ucuz et kuyruğuna giren emekliler en mutlu kesimmiş”
Arıkan, “Mesele ramazanda sobalı evde poz vermek değildir. Halktan o kadar koptular ki yanlarında götürdükleri reklam panosuyla poz vermekten bile çekinmiyorlar. Bizim itirazımız; 23 yıllık iktidarın sonunda, yoksulluğu bitirmek yerine hala yoksulun sofrasında poz vermenin marifet sayılmasınadır. Bizim itirazımız vatandaşın evine kadar gidip ‘siz yoksulsunuz, biz de size bu yüzden geldik’ denmesinedir. Yoksulluğun idareciler tarafından, ifşa edilmesine, istismar edilmesine, medya malzemesi yapılmasınadır. Bir idarecinin asli görevi, öncelikli görevi yoksulun sofrasına birlikte oturmak değil, o yoksulluğu bitirmektir” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı mutluluk oranlarına tepki gösteren Arıkan, “TÜİK’e göre mutluluk oranı yüzde 53,3. En mutlu grup da 55-64 yaş aralığıymış. Yani sabahın 6’sında ucuz et kuyruğuna giren emekliler en mutlu kesimmiş. Akşam iftar programlarında izleyici sorularını cevaplayan kıymetli hocalarımıza buradan sormak istiyorum, değerli hocalarım, TÜİK’e doğru olmayan verileri açıklattırmak orucu bozar mı bozmaz mı?” ifadlerini kullandı.
Arıkan, “Birleşmiş Milletler raporlarına göre Türkiye mutluluk endeksinde 147 ülke arasında 94’üncü sırada. 2025 yılında 72 milyon kutu antidepresan satılmış. Kişi başına neredeyse bir kutu düşüyor. Bu tablo ortadayken kim niye mutlu olsun. Biz sahadayız, görüyor ve biliyoruz. İnsanımız mutlu değil. İktidar rakam oyunlarıyla 86 milyonun mutsuz olma hakkını bile elinden aldı” dedi.
“Çözümün dili kuşatıcı olmalı”
“Terörsüz Türkiye” başlığında değerlendirmelerde bulunan Arıkan, şunları söyledi:
“Çözüm sadece bir deklarasyon değildir, aynı zamanda bir yöntem ve bir dildir. Kullanılan dil kuşatıcı olmadığında, toplumsal vicdana hitap etmediğinde barış beklentisi askıda kalır. KHK’larla gelen hukuksuzluklar, kayyım uygulamaları, yargı kararlarına uyulmaması toplumsal barışın önünde engel olmaya devam ediyor. Raporda değişen bölgesel şartlara vurgu yapılıyor, iç cepheyi tahkim etmenin bir tercih değil bir zorunluluk haline geldiği belirtiliyor. Tüm bunlar ışığında başta iktidar olmak üzere hepimiz, kullandığımız dili gözden geçirmek zorundayız. Daha birleştirici, daha sağduyulu, daha dikkatli olmalı; ve her şeyden önce, topluma umut veren bir dili geliştirmeliyiz.”
“Gazze Barış Kurulu değil, Gazze Barış Gücü kurulmalı”
Gazze konusuna değinen ve ABD’nin bölgedeki adımlarını eleştiren Arıkan, “Gazze’de ateşkes ilan edileli 138 gün oldu ve bu süreçte bin 632 kez İsrail bu ateşkesi ihlal etti. Filistin’in temsil edilmediği bir masa barış getirmez. İçi saman dolu barış güvercini Trump salonlarda sözde zeytin dalı uzatırken bölgedeki savaş valilileri Mike Huckabee ve Tom Barrack zeytin ağaçlarını kesiyor. Gazze Barış Kurulu değil, Gazze Barış Gücü kurulmalıdır. Türkiye’nin öncülüğünde yeni bir diplomatik ve askeri inisiyatif oluşturulmalıdır. Türkiye medeniyet kodlarına dönerse bölgede barışın öncüsü olabilir” ifadelerini kullandı.
Arıkan, “Aziz milletimizi enflasyon ve faiz belasından kurtaracağız. Gençlerimizin, umudu bu topraklarda bulacağı bir Türkiye inşa edeceğiz. Emeklimizi, asgari ücretlimizi, milyonlarca engellimizi açlık döngüsünden çıkaracağız. Çiftçimizi borç sarmalından çıkaracağız. Şahsiyetli bir dış politika izleyerek ülkemizi her masada figüran değil masanın asli unsuru haline getireceğiz. Tüm bölgede barışı ve huzuru inşa etmek için çalışacak, tüm dünyaya yeni bir dünyanın mümkün olduğunu ispat edeceğiz” şeklinde konuştu.
Konuşmasının sonunda vefatının 15’inci yılı nedeniyle Necmettin Erbakan’ı anan Arıkan, “Erbakan Hoca yalnızca bir siyasi lider değil, bir okuldur. Fikirleri bugün daha iyi anlaşılıyor” dedi.



